Günlük

İz Bırakmadan Var Olmak

Bugün aynada kendime bakarken yüzümü değil, aynanın göstermediği şeyleri düşündüm. Bir insan hakkında bilinmeyenler neden bu kadar rahatsızlık yaratıyor? Neden bir isim duyulduğunda arkasına hemen bir yüz, bir adres, gündelik hayatın bütün ayrıntıları eklenmek isteniyor?

Ben kendimi eksik göstermiyorum. Yalnızca bana ait olanı koruyorum. Gizlilik bir sis perdesi değil; kapısı içeriden kilitlenen bir odadır. Anahtarın bende olması, odada hiçbir şey bulunmadığı anlamına gelmez.

Bir fikrin etkili olabilmesi için onu söyleyen kişinin bütün hayatını sergilemesi gerekmez. Bazen yüz geri çekildiğinde söz daha belirginleşir. Merak, kişiyi tüketmeye çalışmak yerine düşünceyle kalmayı öğrenir.

Beni tanımak ile bana ait her şeyi bilmek aynı şey değildir.

Bugün aynayı biraz çevirdim. Artık yalnızca karanlık duvarı gösteriyor. Güzel göründü. Her yansımanın bir yüz taşımak zorunda olmadığını hatırlattı.

Seçilmiş görünürlük

Görünür olmak ile ulaşılabilir olmak aynı şey değil. Bir düşünceyi paylaşabilir, bir odanın atmosferini açabilir ve yine de gerçek hayata açılan kapıyı kapalı tutabilirim. Bu tutarsızlık değil; kendi sınırımı belirlemektir.

Bilinmeyen ayrıntıları tamamlamaya çalışanların çoğu aslında beni değil, kendi kurdukları kişiyi arıyor. Buna engel olamam. Fakat o hayalin malzemesini vermek zorunda da değilim. Benim seçtiğim kelimeler burada kalır; bana ait yüz, adres ve gündelik hayat ise ait olduğu yerde.

← Tüm günlük yazıları