Günlük

Hamle Yapmamanın Gücü

Satranç tahtası akşamdan beri masada. Oyun yarım kaldı. Siyah vezirin önünde açık bir hat var; kolay, görünür ve beklenen bir hamle. Yapmadım.

İnsanlar gücü hareketle özdeşleştiriyor. Karar vermek, almak, ilerlemek, cevap vermek. Oysa her fırsat kullanılmak zorunda değil. Bir şeyi yapabilecek olup yapmamayı seçmek, çoğu zaman daha fazla öz denetim gerektiriyor.

İlişkilerde de aynı aceleyi görüyorum. Bir yakınlık ihtimali belirir belirmez sonuca ulaşmak isteniyor. Merak hemen sahiplenmeye, ilgi hemen hak iddiasına dönüşüyor. Beklemeyi bilmeyen kişi, karşısındakini değil kendi arzusunu dinliyor.

Kontrol, her taşı oynatmak değil; hangi taşın yerinde kalacağını bilmektir.

Tahtayı toplamadım. Vezir hâlâ aynı yerde. Yarın hamleyi yapabilirim, belki de oyunu orada bırakırım. Seçeneklerin açık kalması beni rahatsız etmiyor. Kesinlik her zaman güç değildir.

Bekleyen ihtimaller

Yapılmayan hamlenin içinde bütün olasılıklar bir süre daha yaşar. Bu, sonsuza kadar beklemek demek değil. Yalnızca kararın, dışarıdan gelen alkış veya baskıyla değil, kendi zamanıyla oluşmasına izin vermek demek.

Bugün birçok şeyi hız belirliyor: cevap süresi, yakınlık, güven, hatta pişmanlık. Ben hızın karakter yerine geçmesine izin vermem. Bir insanın ilk coşkusundan çok, sonuç hemen gelmediğinde nasıl davrandığına bakarım. Tahtadaki asıl oyun çoğu zaman hamleler arasında oynanır.

← Tüm günlük yazıları